Türkçe - English
  2016-2020
DEĞİŞİMİN GÜCÜ


 
Ad-Soyad :
E-posta :
Konu :
Mesaj :

1) Fakültelerde dekan atamalarını nasıl yapacaksınız?

Tüm fakültelerde dekan olmak üzere önerilecek adaylar fakültelerde yapılacak olan seçim / eğilim yoklamasıyla belirlenecektir. Seçim / eğilim yoklamasında ilk üç sırada yer alacak olan adaylar aynı sıra ile Yükseköğretim Kuruluna iletilecektir. Tüm seçim ya da eğilim yoklamalarında Rektörlük yönetimi uzlaşma kültürü içerisinde adayların oluşturulmasına zemin teşkil edecek ve fakültelerde bu konuda herhangi bir ayrışmaya yol açılmamasına özen gösterecektir.

2) Bölüm Başkanlarının seçimle belirlenmesinden nasıl olacaktır?

2547 sayılı kanunla belirlendiği şekilde çok anabilim dallı bölümlerde anabilim dalı başkanları seçimle işbaşına gelmekte ve anabilim dalı başkanlarının görüşü doğrutusunda bölüm başkanı atanmaktadır. Kanunla belirlenen bu yöntem aynen uygulanacaktır. Üniversitemizdeki yaygın uygulamalarda tek anabilim dalına sahip bölümlerde, kanunun yorumuna göre anabilim dalı başkanı seçilip sözkonusu anabilim dalı başkanının bölüm başkanı olarak atanması gerekmektedir. Ancak, genellikle böyle bir seçim yapılmadan dekanlar tarafından doğrudan bölüm başkanı atanıp, söz konusu bölüm başkanı aynı zamanda anabilim dalı başkanı olmaktadır. Tek anabilim dallı bölümlerde, anabilim dalı başkanı seçilecek ve bölüm başkanı olarak atanacaktır.

3) Enstitü Müdürlerinin atanmaları nasıl olacaktır?

Amacımız üniversitemiz genelinde verimli ve uyumlu çalışma ortamlarının geliştirilmesidir. Bu nedenle, Rektörün herkesle çalışabilmesi gereklişdir. Rektörün doğrudan atama yetkisi bulunan Enstitü Müdürlüklerinde yetki enstitülere bağlı anabilim dalı başkanları ile paylaşılacak ve anabilim dalı başkanlarının ortak kararı ile belirlenecek olan 3 isim arasından Rektör tarafından atama yapılacaktır.

4) Araştırma Merkezlerinin yönetimleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Üniversitemizde bazısı pasif olmak üzere toplam 46 Araştırma Merkezi bulunmaktadır. 2007 yılında Avrupa Üniversiteler Birliği (EUA)'dan almış olduğumuz kurumsal değerlendirmede araştırma merkezlerinin bazılarının kavramsal çerçeve olarak merkez yapısına uymadığı ve ilgili anabilim dallarından gerekli destekle kurulmadığı belirtilmiştir. Üniversitemizde çok verimli ve uluslararası düzeyde çalışmalar yürüten araştırma merkezleri de mevcuttur. Bu tür araştırma merkezlerinin mevcut verimliliğini devam ettirmek amacıyla merkez yönetimleri aynen muhafaza edilecektir. Ancak, verimini kaybetmiş ya da ilgili bilim dalına geniş açılım sağlayamamış araştırma merkezlerinin durumları söz konusu araştırma merkezlerinin ilişkili olduğu anabilim dalı ya da dallarıyla beraber değerlendirilerek, söz konusu anabilim dallarının kurullarından alınacak görüşler çerçevesinde merkez yönetimleri ve çalışma prensipleri oluşturulacaktır.

5) Bekleyen kadro atamalarını nasıl gerçekleştireceksiniz?

Üniversitemizde şu anda atama bekleyen 380 öğretim üyesi bulunmaktadır. Bu sayının Ağustos dönemine kadar 510 civarında olması beklenmektedir. Söz konusu kadrolar, bekleme süresine bağlı olarak sıralandırılarak Aralık 2016 dönemine kadar çıkarılacaktır.

6) Akademik Kriterler konusunda ne düşünüyorsunuz?

Üniversitemizde mevcut akademik kriterler 2013 yılında yürülüğe girmiştir. 2013 yılına kadar geçen 5 yılık süre boyunca ise üniversitemizde herhangi bir kriter söz konusu olmamıştır. 2013 yılında yürülüğe giren kriterler konusunda bazı bilim dallarında sorunlar bulunduğu anlaşılmaktadır. Bazı bilim dallarının genel alanlardan ayrılarak değerlendirilmesi ve bazı kriterlerin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, kriterleri daha somut hale getirmek için puanlama sisteminin uygulanmasına yönelik yaygın bir kanaat oluşmaktadır. Bu görüşler çerçevesinde, bilim alanlarından oluşturulacak geniş heyetler ile kriterlerin revizyonu sağlanacaktır. Revize edilen kriterler, herhangi bir mağduriyete sebebiyet vermemek adına senato tarafından belirlecek makul bir geçiş dönemi sonrasında eski kriterlerin yerini alacaktır. Hiçbir dönemde üniversite kritersiz kalmayacaktır.

7) NASIL DEĞİŞİM?

Ayakta kalmanın ve güçlü duruşun tek şartı değişimdir. Değişim geçmişin sorunlarını kökten aşacak iyi planlanmış, sürdürülebilir ve toplumsal saygınlığı yükseltecek huzurlu bir geleceğe yönelmektir. Değişim için önce kişisel hırs, hamaset ve vesayetlerle girilen kısır döngülerden kurtulmayı arzulayan samimiyet, sonra da büyük bir dinamizm ve cesaretle statüko ve ataleti yenerek akademik kimliğimiz üzerinden bütünleşecek güçlü vizyon gereklidir. Dolayısıyla, değişimden kastımız bir daha Üniversitemizde hiçbir vesayet ve statükoya zemin oluşturmayacak şekilde demokratik ve sürdürülebilir kurumsal yönetim modelini oluşturarak, bilimsel istikbali teminat altına almaktır. Bu modelde Rektör asla tek karar verici değil, akademik oyun kurucudur. Rektör, hakkaniyetin, hukukun üstünlüğünün, bilimsel ve sanatsal gelişimin ve bireysel saygınlığın teminatıdır. Rektör, tüm yönetim birimlerinin ve kurulların şeffaf ve demokratik şekilde yönetiminden sorumludur. Bu sistemde, rektör tek karar verici değil, geniş kitlelerle analiz edilen kararların uygulanmasını denetleyendir. Değişimden kastımız öncelikle zihinsel dönüşümdür. Artık yeni yüzlerle ve yeni bir vizyonla, yeni bir dönemi başlatmamız gerekmektedir. Geçmişin kırgınlıklarını bir tarafa bırakarak, yorgun üniversitemize yeni bir akademik soluk getirmemizin zamanı gelmiştir. Artık Üniversitemizde kimse bir konunun sonucunu sorduğunda "Rektör öyle takdir etti" cevabı ile karşılaşmayacak ve herşeyin sonucunu sistem bütünlüğü içinde kendisi takip edecek ve sorgulayacaktır.

8) Mobbing ile mücadele konusundaki düşünceleriniz nedir?

Üniversitelerde çok yaygın görülen “mobbing” huzuru bozmakta, verimliliği olumsuz etkilemekte, sosyal dokuda onarılmaz yaralar açmakta ve çeşitli manevi değeri yok etmektedir. Bu nedenle üniversitelerde “mobbing” uygulamalarının yarattığı yıkımı onarmak ve “mobbing” uygulamalarını en aza indirmek için “mobbing” ile sistematik biçimde mücadele edilmesi gerekmektedir.

“Mobbing” ile mücadeledeen önemli süreç, etkin kamu vicdanının sağlanmasıdır. Kamu vicdanı “mobbing” uygulayanları ve uygulayanlara yardımcı olanları ayıplamadığı ve kınamadığı sürece “mobbing” ile mücadelede başarılı olmak mümkün değildir. Öğretim üyelerini sessiz izleyici olmaktan çıkaracak bilinçlendirme, duyarlılaştırma ve cesaretlendirme çabalarına girilmesi gerekmektedir.

Üniversitelerdeki örgütsel yapı ve yönetsel işleyiş “mobbing”i kolaylaştırması yanında, adeta meşrulaştırmaktadır. Rektör değişimiyle birlikte adeta rollerin değişmesi daha önceki dönemde “mobbing”e maruz kalanların “mobbing” uygulamaya başlıyor olması bunu kanıtlamaktadır. Halen yürürlükte olan mevzuat keyfi uygulamaların önüne geçememektedir. Kurumsallaşma sağlanmadan “mobbing”in kalıcı olarak önlenmesi mümkün değildir. Fakat bu noktada en çok yapılan itiraz da, getirilen kuralların yöneticinin elini kolunu bağlayacağıdır. Bu itiraz mutlaka dikkate alınmalı, yöneticilerin inisiyatif kullanması ve açıklanabilir makul gerekçeler ile işlem yapması engellenmemelidir.

“Mobbing” ile mücadelede uyulması gereken kuralları belirleyen yönetmelik ya da yönerge çıkarılarak bir yere varılamayacağı unutulmamalı, etkili denetim mekanizmaları kurulmalıdır. Yöneticilerin kurumlarını yönetmelerini engelleyecek düzenlemelerden kaçınılmalı, fakat yetkilerini keyfi biçimde kullanmaları da mutlaka önlenmelidir.

Tüm yöneticilere “mobbing” konusunda duyarlılık kazandırılacaktır. “Mobbing” uygulandığını fark ettikleri anda üst yöneticiler duruma müdahale edecek, olayın kendiliğinden çözülmesi beklenmeyecektir. İletişim ve ilişki kurma becerileri yeterince gelişmemiş yöneticiler kişilerarası ilişkilerde yaşanan sorunları çözmek için etkin bir girişimde bulunamamakta ve “mobbing” uygulayanlara karşı sessiz kalmaktadır. Bu nedenle yöneticilerin iletişim ve ilişki kurma, kararlarını etkileyen duygular ile baş edebilme ve çatışmaları çözebilme becerileri kazandırılacaktır. Üniversitelerde “mobbing”i önlemenin Üniversitemizde en üstten en altta kadar tüm yöneticilerin görevi olacaktır ve hakkaniyet çerçevesinde mobbing ile mücadele Rektörün teminatı altındadır.

Rektörün fakültelerdeki üst yönetimler dışında, fakülte bünyesindeki gelişmeleri takip edeceği danışma heyetleri olacaktır. Bu heyetlerle özellikle mobbing konusunda bilgi paylaşımında bulunulacaktır.

9) Yönetimde pozitif ayrımcılık konusundaki düşünceleriniz nedir?

Bayan öğretim elemanlarımızın sloganımız olan "Değişimin Gücü"nün temel unsuru olduğunun bilincindeyiz. Bu çerçevede, 3 rektör yardımcılığı durumunda en az bir, 5 rektör yardımcılığı durumunda ise en az iki rektör yardımcısı bayan öğretim üyelerinden oluşacaktır. Rektör danışmanlarının da en az yarısı bayan öğretim elemanlarından teşkil edecektir. Öte yandan fakülte yönetimlerinde de benzer bir denge oluşturulacaktır.

10) Öğretim üyesi sayısının yetersizliğinden dolayı kapanma riski olan programlara ilişkin bir planınız var mı?

Çeşitli fakültelerde, öğretim üyesi sayısının yetersizliğinden dolayı kapanma riski altında olan prorgramların varlığı tespit edilmiştir. Bu programların ihtiyaçlarının ivedilikle karşılanması için gerekli eylem planları hazırlanacaktır. Çok ivedi olanlarda, kadro ilanına kadar ilgili başka bir anabilim dalından 13b/4 maddesi uyarınca görevlendirme yapılacaktır. Söz konusu anabilim dallarında öğretim üyesi olmak için bekleyen ve kriterleri sağlayan öğretim elemanlarına atama için öncelik verilecektir. Anabilim dalında atanma durumuna gelmiş öğretim elemanı bulunmaması durumunda, önümüzdeki dönemde dışarıdan yardımcı doçent ya da doçent alımında tek öncelik bu riske sahip anabilim dallarının olacaktır.

11) Prof. Dr. H. Güçlü YAVUZCAN kimdir?

Özgeçmişim ve Biyografim web sayfamın üst menüsünde bulunmaktadır. Web sayfam (gyavuzcan.com) rektörlük seçimleri için kurulmuş olmayıp, yaklaşık 10 yıldır faaliyettedir. Bu zaman zarfında akademik geçmişimdeki tüm gelişmeler detaylı olarak söz konusu sayfada sunulmaktadır. Sadece rektörlük seçimlerine özel olarak sayfamın sol menüsünde düzenleme yapılmıştır. Dinamik yapıdaki web sayfamdaki içeriğin tümü bizzat tarafımca yazılmaktadır. Sayfa, rektörlük seçimi/ataması sonrasında da yine devrede olacaktır. Dolayısıyla, Rektör olmam durumunda yönetim modelimi, eylem planlarımı ve projelerimi buradan takip etme ve hesap sorma hakkına tüm Gazi Üniversiteliler sahiptir.

12) KADRO BİLGİ SİSTEMİ nedir?

Üniversitemizde kadro mağduru olan öğretim elemanlarımızın mağduriyetleri tamamlandıktan sonra, 2017 yılı başından itibaren Kadro Bilgi Sistemi adını verdiğimiz sistem devreye girecektir. Tüm kadro başvurularının online olarak takip edilebileceği bu sistemde öncelikle ilgili anabilim dalı kurulunun talebi ve kriter komisyonu kararı Rektörlüğe ulaştıktan sonra sisteme girilecek ve sistemden kadronun tüm süreçleri aday tarafından takip edilebilecektir. Yeni dönemde kriter komisyonları sadece fakülte/yüksekokullar/enstitüler bünyesinde olacak ve Rektörlükte sadece gelen dosyanın şekli incelemesi yapılarak jüri üyelerine gönderilecektir. Aday, şekli incelemeden başlayarak, vize alımı, ilan, jüriye dosya gönderimi (jüri üyesi bilgileri hariç) ve nihai atama kararı süreçlerinin tamamının online olarak takip edebilecektir.

13) YERİNDEN YÖNETİM modelinizi nasıl uygulayacaksınız?

Rektörün asıl görevininin dinamik hizmet olduğu düşüncesiyle, yeni dönemde giderek büyüyen sorunların etkili çözümünde YERİNDEN YÖNETİM MODELİ devreye alınacaktır. Bu çerçevede, Yerinden Yönetim Bilgi Sistemi kurulacaktır. Sisteme giren öğretim üyeleri kurumsal sorunları doğrudan rektörlüğe bildirebilecektir. Sisteme bildirilen sorunlar sadece rektör ve rektör yardımcıları tarafından görülebilecek ve sorunun niteliğine bağlı olarak Rektör ya da üst yönetimden bir yetkili doğrudan ilgili birime ulaşacaktır. Böylece, sorunların rektörlüğe iletilmesi için randevu alma dönemi kapanmış olacaktır. Sorunlar Rektörlük Binasından değil, doğrudan kaynağından yönetilmiş olacaktır.

14) Rektör ve Üst Yönetimin maaşları ne olacaktır?

Katıldığımız her toplantıda ve görüşmede özellikle vurguladığımız gibi rektör ve üst yönetim ilgili kanun ve yönetmelikler gereği almaları gerekli maaşları dışında herhangi bir proje ya da uygulama üzerinden ek bir ücret almayacaktır. Rektör ve üst yönetimin mal beyanı ve alacakları maaşlar göreve başladığımız ilk hafta Üniversitemizin web sayfasından ilan edilecektir. Rektörlük yönetiminin kamu vicdanını sarsacak bir takım maaş ve ücretlerleri söz konusu olmayacaktır. Üniversitemizin giderek büyümekte olan sorunlarının çözümüne odaklı hizmet anlayışıyla göreve başlayacağımızın bilincindeyiz. Bu nedenle Üniversitemizin ve üst yönetiminin bir daha kamuoyunda ve kamu vicdanında hiçbir olumsuz konu ile anılmaması için tüm gerekli tüm gayret gösterilecektir.

 

 
Güçlü YAVUZCAN 2014